Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği’nin Ramazan Sohbetleri programında bu kez dört sure birlikte işlendi. Programda konuşan önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, En’am, Saffat, Lokman ve Sebe surelerinin ortak bir eksende buluştuğunu söyledi: Tevhid, sorumluluk, hesap ve ahlak.
Aydemir, konuşmasına En’am Suresi ile başladı. Surenin “Hamd Allah’adır” hitabıyla açıldığını hatırlattı. Göklerin ve yerin yaratılışı, karanlık ile nurun var edilişi üzerinden güçlü bir tevhid çağrısı yapıldığını ifade etti. İnsan ömrünün belirli bir süreye bağlandığını, hayatın emanet olarak verildiğini dile getirdi. Aydemir’e göre bu başlangıç, insanı varlık gerçeğiyle yüzleştiren bir çerçeve sunuyor.
En’am Suresi’nde inkâr psikolojisinin ayrıntılı biçimde ele alındığını belirten Aydemir, mucize beklentisi üzerinden geliştirilen itirazların kalpteki yönelişle ilişkili olduğunu söyledi. “Bir parşömen inse, elleriyle dokunsalar yine büyü derler” ifadesinin, sorunun delil eksikliği olmadığını gösterdiğini kaydetti.
EN’AM SURESİ: TEVHİD VE BİREYSEL SORUMLULUK
Aydemir, surenin önemli bölümlerinden birinin Allah’ın mutlak bilgisi olduğunu belirtti. “Bir yaprak O’nun bilgisi dışında düşmez” ayetinin evrensel bir denetim bilinci oluşturduğunu söyledi. Gaybın anahtarlarının Allah’a ait olduğunun bildirilmesinin insanı başıboşluk düşüncesinden uzaklaştırdığını ifade etti.
Hz. İbrahim’in yıldız, ay ve güneş üzerinden yürüttüğü muhakemeye değinen Aydemir, batıp gidenin ilah olamayacağı mesajının açık biçimde verildiğini hatırlattı. Bu kıssanın akli sorgulamaya alan açtığını, tevhidin düşünerek kavranan bir hakikat olarak sunulduğunu belirtti.
Surenin adalet ilkesini net biçimde ortaya koyduğunu dile getiren Aydemir, “Hiçbir günahkâr başkasının yükünü taşımaz” ayetinin bireysel sorumluluğu temellendirdiğini söyledi. Ölçü ve tartıda dürüstlük, yetim malının korunması, anne babaya iyilik ve can güvenliği gibi hükümler üzerinden iman ile ahlak arasındaki bağın kurulduğunu ifade etti.
En’am Suresi’nde kıyamet sahnelerinin çarpıcı biçimde tasvir edildiğini belirten Aydemir, inkâr edenlerin pişmanlık anlarının aktarıldığını söyledi. Dünya hayatının geçici oluşuna yapılan vurgu ile ahiret bilincinin diri tutulduğunu dile getirdi.
SAFFAT SURESİ: SAF TUTANLAR VE HESAP GÜNÜ
Aydemir, Saffat Suresi’nin “Saf saf dizilenlere andolsun” hitabıyla başladığını hatırlattı. Bu yeminlerin ilahi düzeni ve disiplinli kulluğu işaret ettiğini belirtti. Göğün yıldızlarla süslenmesi ve korunması üzerinden vahyin muhafaza edildiğinin bildirildiğini ifade etti.
Dirilişin alaya alınmasına karşılık surenin kesin bir cevap verdiğini söyleyen Aydemir, kıyametin tek bir seslenişle gerçekleşeceğinin bildirildiğini aktardı. Zulmedenlerle onları izleyenlerin birlikte hesaba çekileceğinin ifade edildiğini kaydetti.
Saffat Suresi’nde peygamber kıssalarının geniş yer tuttuğunu hatırlatan Aydemir, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. İlyas, Hz. Lut ve Hz. Yunus örneklerinin arka arkaya sunulduğunu söyledi. Bu anlatımların tevhid mücadelesinin sürekliliğini gösterdiğini ifade etti.
Hz. İbrahim’in putlarla yüzleşmesini ve ateşe atılma girişimini aktaran ayetlere değinen Aydemir, oğlu ile yaşadığı imtihanın teslimiyet örneği sunduğunu belirtti. Hz. Yunus’un balığın karnındaki tesbihinin ise sabır ve yöneliş mesajı verdiğini dile getirdi.
Surenin sonunda müşriklerin Allah’a kız isnat etme iddialarının reddedildiğini hatırlatan Aydemir, tevhid çizgisinin açık biçimde ortaya konduğunu ifade etti.
LOKMAN SURESİ: AİLE, AHLAK VE HİKMET
Programın devamında Lokman Suresi ele alındı. Aydemir, surenin hikmet vurgusuyla öne çıktığını söyledi. Namaz, zekât ve ahiret inancı üzerinden iman-amel bütünlüğünün kurulduğunu belirtti.
Lokman’ın oğluna verdiği öğütlerin aile merkezli bir ahlak çerçevesi sunduğunu ifade eden Aydemir, şirkten uzak durma, anne babaya iyilik, ölçülü davranış ve sabır gibi ilkelerin sıralandığını kaydetti. “Bir hardal tanesi kadar da olsa Allah onu ortaya çıkarır” ayetinin, en küçük eylemin dahi kayıt altında olduğunu bildirdiğini söyledi.
Surenin kibir uyarısına da dikkat çeken Aydemir, yeryüzünde böbürlenerek yürümeme ve sesi ölçülü kullanma çağrısının insan ilişkilerine yön verdiğini ifade etti. Dünya hayatının aldatıcılığına karşı bilinçli duruş gerektiğini vurguladı.
SEBE SURESİ: GÜÇ, ŞÜKÜR VE SONUÇ
Aydemir, Sebe Suresi’nin tarihsel örnekler üzerinden ibret sunduğunu belirtti. Hz. Davud’a verilen nimetler ve demirin yumuşatılması, Hz. Süleyman’a rüzgâr ve cinlerin hizmet etmesi gibi örneklerin ilahi lütfu gösterdiğini söyledi.
Şükür bilincinin öne çıkarıldığını ifade eden Aydemir, Sebe halkının sahip oldukları imkânlara rağmen yüz çevirmesinin sonuçlarına dikkat çekildiğini aktardı. Refahın kalıcı güvence anlamına gelmediğini belirtti.
Surenin inkâr edenlerin kıyameti uzak görmesine karşılık kesin bir hüküm ortaya koyduğunu dile getiren Aydemir, zerre kadar bir şeyin dahi ilahi kayıttan uzak kalmadığını hatırlattı. Malların ve evlatların kurtuluş ölçüsü olarak sunulamayacağı, asıl belirleyicinin iman ve salih amel olduğu mesajının verildiğini söyledi.
ORTAK EKSEN: TEVHİD, AHLAK VE HESAP
Aydemir, dört surenin ortak noktasını şöyle özetledi: “İnsan yaratılışını hatırlayacak, safını belirleyecek, hikmetle yaşayacak ve şükür bilinciyle hareket edecek.”
Ramazan Sohbetleri’nde yapılan bu kapsamlı okumanın, sureleri birbirinden kopuk başlıklar halinde değil, bütüncül bir mesaj çerçevesinde değerlendirdiğini ifade etti. Tevhid bilinci, bireysel sorumluluk, aile ahlakı ve toplumsal adaletin birlikte ele alındığını söyledi.
Programın sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Aydemir, Kur’an’ın hayatın tamamını kuşatan bir rehber olduğunu belirtti. “İnanç sözle sınırlı kalmaz; adaletle, ölçüyle ve sorumlulukla görünür hale gelir” dedi.
Ramazan Sohbetleri, Kur’an merkezli okumaların farklı sureler üzerinden devam edeceğini duyurarak sona erdi.